• Âbide şahsiyet, bir büyük uç beyi...

  • Dünyada tek gerçek vardır: İslâmiyet...

  • Ekrem Hakkı Ayverdi

  • Ekrem Hakkı Ayverdi

Copyright 2019 - fakir@fenomen.org

KARDEŞİM EKREM HAKKI

SÂMİHA AYVERDİ

Kardeşi olarak, onun şanında meth-ü senâ yollu birşeyler söyleyip yazacağım zannedilebilir. Hayır. Bu işi kendisini yakından uzaktan tanıyanlar yaptılar ve yapmaktalar. Belki istikbâle hediye ettiği kitaplarına başvuracak olanlar yüzünden asırlar boyu yapılagelecektir. Hadis-i Kudside beyan olunduğu üzere Cenâb-ı Hak: "Ben sevdiğimi öldürürüm; öldürdüğümün diyeti de benim!.." buyuruyor, işte Ekrem Hakkı Ayverdi, Cenâb-ı Hakk'ın, kendisini şeytanî ve nefsani hırs, çirkinlik ve ayıplardan öldürtüp temizleyerek ilahi vasıflarıyla kendine mâl ettiği müstesnalardandır. Bu manevi müdahale ile kuvvetlenmiş bulunan kardeşim de, cemiyete, çeşidi faziletlerinin bereketi ile ihlâsını san'atını, imanını, dürüstlüğünü, diğergamlığını, sonuna kadar cömertçe bezletti. Böylece de, bir ihtişamlı abide olan o derûni ihlâs ve heyecan, aksiyon plânına tercüme ve nakil oldu. Öyle ki madde ile mânâyı yani Türk-İslam terkibini, Hakk'ın şahitliği huzurunda nikâhlayarak, bu birleşmeden doğan meşrû zürriyeti dev eserler hâlindeki kitapları Türk kültürüne hediye eyledi. Birer veled-i sahih olan bütün eserleri Ekrem Hakkı Ayverdi’nin manevi zürriyetidir.

 Yukarıda söylediğim gibi, şu mütevazi kitaplar dolduracak o azim çalışmalara girecek değilim. Kastım, sadece birkaç hatıra nakletmekten ibarettir.

Ailede, büyükannem ve annemin dadısı Cenâniyâr Kalfa için tercihli çocuk, ağabeyimdi. Ben ise, annemle babamın aşırı alâka ve sevgilerinin içinde âdeta boğulmuştum. Bunu ağabeyim de bilir fakat asla kıskanmazdı. Ben de onu büyükannemle dadımızın sevgisi ile başbaşa bırakmaktan huysuzlanmazdım. Meselâ titiz denecek kader temiz olan dadı, kimseyi odasına sokmazken, annemle ağabeyim için kapısı her an açıktı. Biz ise, ancak davet edildiğimiz takdirde bu, adaçayı ve limon kokulu odaya girebilirdik.

Ağabeyimin muhabbeti, benim için o kadar alışılmış bir hâl idi ki, değil fiskesini yemek, tek acı sözünü dahi duymamak, sanki her kardeşten beklenen bir alâka mâhiyetinde idi. Kendi yaşıtlarıyla oynadığı oyunlardan, aramızdaki yaş farkına rağmen, beni uzaklaştırmaz onlara ayak uyduramadığım zamanlarda da, asla abus tavır takınmazdı.

Devamını oku: KARDEŞİM EKREM HAKKI

The Ekrem Hakki Ayverdi Collection

Leading Turkish art historian Professor Semavi Eyice has described Ekrem Hakki Ayverdi (1899-1984) as ‘the man who rescued Ottoman period Turkish architecture from oblivion’, in reference to the scores of historic buildings which Ayverdi restored in Istanbul, Bursa and Edirne, and above all to his eight volume masterpiece on the history of Turkish architecture. The first four volumes cover early Ottoman architecture from the 12th century up to the end of Mehmed II’s reign (1451-1481), and the next four volumes Ottoman works of architecture in the former European territories of the empire. This great work has been described as the title deeds to Turkey’s architectural legacy.

Ekrem Hakki Ayverdi was a scholar who shaped Turkish art history, a dedicated restorator, and also an impassioned collector of traditional art works.

The collection he built up over many years includes inscriptions by the most celebrated calligraphers, gilded copper metalware, opaque twist glass tulip vases and rosewater sprinklers, side tables with the painted decoration known as Edirnekâri work, and silverware marked with the tugra of the Ottoman sultans.

The collection, which is normally kept at Ayverdi’s house on Fevzipasa Caddesi in the district of Fatih in Istanbul, has recently been exhibited at Sadberk Hanim Museum in Buyukdere on the European side of the Bosphorus. As well as calligraphic inscriptions, there are bows and arrows used by calligraphers to strengthen their hands, and writing sets consisting of pen knives, nib sharpeners, pen boxes and ink wells. Ceramics include magnificent 16th century blue and white Iznik ware and wall tiles, and fine examples of 18th century Kutahya ware. In addition there are examples of 19th century Beykoz glassware, Tophane pipe bowls and cups, beautiful spoons, precious 16th century silk brocades and velvets, and antique embroideries.

Devamını oku: The Ekrem Hakki Ayverdi Collection

f t g m